26 Ekim 2024 Cumartesi
Metal Sheet Bending Methods
Metal sheet bending methods allow thin metal sheets to be bent at specific angles and shapes to achieve the desired form. This process is widely used in various sectors such as automotive, construction, electronics, appliances, aerospace, and furniture. The bending operation generally shapes sheet metals for assembly or aesthetic purposes. Different machines and techniques are utilized in metal sheet bending. Here are the main methods:
Air Bending
- This is one of the most common bending methods. In this technique, the metal sheet is placed between an upper die (punch) and a lower die, and the upper die bends the sheet down towards the lower die. The bending angle and depth are adjusted by the movement of the upper die, allowing flexibility for different angles.
Advantages:
- Provides flexibility at different angles.
- The bending angle can be adjusted based on the depth of the upper die.
- Requires less force based on sheet thickness.
Disadvantages:
- May have less consistency in high-precision tasks.
- Bending accuracy may be limited due to incomplete contact with the lower die.
Bottoming
- In this method, the metal sheet is completely pressed by the upper die against the lower die, allowing for a more definitive bending angle. Higher force is applied during the bending process according to the thickness of the sheet, resulting in higher angular accuracy.
Advantages:
- Achieves clear and repeatable bends at precise angles.
- The bending angle remains stable and robust.
Disadvantages:
- Requires more pressure due to full contact with the die surface.
- Less flexibility compared to air bending.
Coining
- In this method, the metal sheet is compressed between the upper and lower dies with a high force. This allows for high precision in obtaining the bending angle, with very low tolerances.
Advantages:
- Provides the highest precision and low tolerance.
- Ensures extremely consistent bending angles.
Disadvantages:
- Requires more force compared to other bending methods.
- Higher wear potential on the dies, necessitating more frequent maintenance.
Roll Bending
- Primarily used for creating large and curved shapes, this method passes the metal sheet through several rotating rolls to achieve a curved shape, typically for cylindrical or conical shapes.
Advantages:
- Suitable for producing large and curved parts.
- Ideal for bending thin and wide sheets.
Disadvantages:
- Not suitable for flat or angular shapes.
- Produces curved shapes instead of precise angles.
Hot Bending
- This involves heating thick metal sheets to high temperatures for bending. The heat makes the metal more pliable, facilitating easier bending, especially for robust materials like steel.
Advantages:
- Facilitates bending of thick metals.
- Allows bending at high angles with less force.
Disadvantages:
- Requires temperature control, increasing energy costs.
- Shape stability may take time due to cooling processes post-bending.
Wipe Bending
- In wipe bending, the metal sheet is placed on a lower die and bent by an upper die (wiper punch) to a specified angle, providing a precise and clean bend.
Advantages:
- Produces smooth and angular bends.
- Suitable for quickly bending small parts.
Disadvantages:
- Not suitable for thick materials.
- Limited in precision for certain angles.
Hydraulic and Servo-Electric Press Bending
- Hydraulic and servo-electric press machines are used for automatic and precise bending operations. Hydraulic machines provide high pressure and are effective for bending thick metal sheets. Servo-electric machines are preferred for high precision with lower energy consumption and quieter operation.
Advantages:
- Thick metals can be easily bent with hydraulic machines.
- Servo-electric machines offer high precision operations.
Disadvantages:
- Hydraulic machines can be costly in terms of energy.
- Servo-electric machines may provide limited power for very thick materials.
Conclusion Metal sheet bending methods are chosen based on factors such as sheet thickness, material type, bending angle, and processing precision. Techniques like air bending, bottoming, coining, roll bending, hot bending, wipe bending, and hydraulic/servo-electric press bending offer various advantages and disadvantages. For instance, air bending provides flexibility while coining offers the highest precision. Each method applies across various sectors according to desired shapes, angles, and cost considerations, optimizing production processes
TÜRKİYE'DE İLK ROKETİ KİM YAPTI
Türkiye’de ilk roket çalışmaları 1960'lı yıllarda başladı ve bu alandaki ilk ciddi girişimlerden biri, Kurtuluş Tayiz ve Vecihi Hürkuş gibi havacılık ve mühendislik alanında öncü isimler tarafından yapıldı. Ancak Türkiye'nin gerçek anlamda modern roket çalışmalarının temeli, 1961 yılında kurulan Türkiye’nin ilk uzay araştırmaları grubu olan İstanbul Teknik Üniversitesi Meteor Araştırma Grubu (İTÜ M.A.G) tarafından atıldı.
1. İTÜ Meteor Araştırma Grubu (İTÜ M.A.G.) ve Roket Çalışmaları
1960'ların başında, İstanbul Teknik Üniversitesi’nden bir grup mühendis ve öğrenci, “Meteor” adını verdikleri roketle atmosfere yüksek irtifa ulaşma çalışmaları yapmaya başladı. 1962'de Meteor-1 ve ardından 1963'te Meteor-2 roketlerini ürettiler ve bu roketler Türkiye’de ilk başarılı roket fırlatmaları olarak tarihe geçti. Bu roketler, katı yakıtlı ve kısa mesafeli uçuşlar yapabilecek şekilde tasarlanmıştı.
2. SAKARYA Roket Grubu ve TR-1 Roketi
Bir diğer önemli gelişme ise 1960’ların ortasında Sakarya Hava ve Roket Grubu tarafından gerçekleştirildi. Bu grup, o dönemin koşullarına göre ileri teknolojiye sahip olan TR-1 adında bir roket geliştirdi. TR-1, Türkiye'nin ilk "yerli yapım roketi" olarak kabul ediliyor ve testlerinde kısa mesafeli de olsa başarılı uçuşlar gerçekleştirdi.
3. ROKETSAN ve Modern Roket Geliştirme Çalışmaları
1988 yılında, Türkiye'nin roket ve füze teknolojilerinde dışa bağımlılığını azaltmak amacıyla ROKETSAN kuruldu. ROKETSAN, Türkiye'nin ilk profesyonel roket ve füze üretim şirketi olarak modern roket sistemleri geliştirdi. O günden bugüne Türkiye’de birçok roket, füze ve güdümlü sistem geliştirilmiş ve savunma sanayisinde önemli adımlar atılmıştır.
Türkiye’nin roket alanındaki tarihi, İTÜ’nün Meteor Grubu ve Sakarya Hava ve Roket Grubu’nun çalışmalarıyla başlayarak günümüzde ROKETSAN gibi büyük kuruluşlar ile ileri seviyelere ulaşmıştır. Bu öncüler, Türkiye'nin roket teknolojisi konusundaki ilk adımlarını atarak bugün gelinen seviyeye zemin hazırlamıştır.
METAL SAC BÜKÜM YÖNTEMLERİ
Metal sac büküm yöntemleri, ince metal levhaların belirli açılarla ve şekillerle bükülerek istenen formu almasını sağlayan yöntemlerdir. Bu süreç, otomotiv, inşaat, elektronik, beyaz eşya, havacılık ve mobilya gibi birçok sektörde yaygın olarak kullanılır. Büküm işlemi, genellikle sac metallerin montaj veya estetik amaçlı şekillendirilmesini sağlar. Metal sac büküm yöntemlerinde farklı makineler ve teknikler kullanılır. İşte bu yöntemlerin başlıcaları:
1. Hava Büküm (Air Bending)
Hava büküm, sac büküm yöntemleri arasında en yaygın olanlardan biridir. Bu yöntemde, sac levha üst kalıp (punch) ve alt kalıp (die) arasına yerleştirilir ve üst kalıp, sac levhayı alt kalıba doğru bastırarak büküm yapılmasını sağlar. Alt kalıba kadar tamamen itilmediği için, büküm açısı ve büküm derinliği üst kalıbın hareketiyle ayarlanır. Bu, özellikle farklı açılarda büküm yapmak için uygundur.
Avantajları:
- Farklı açılarda esneklik sağlar.
- Üst kalıbın derinliğine göre büküm açısı ayarlanabilir.
- Sac kalınlığına göre daha az güç gerektirir.
Dezavantajları:
- Yüksek hassasiyet gerektiren işlerde daha az tutarlılık olabilir.
- Alt kalıpla temas tamamen sağlanmadığından büküm hassasiyeti sınırlı olabilir.
2. Tamtam Büküm (Bottoming)
Bu yöntemde, sac levha, üst kalıp tarafından alt kalıba tamamen bastırılarak büküm işlemi yapılır. Hava bükümden farklı olarak, alt kalıba kadar tamamen itilerek sıkıştığından büküm açısı daha net bir şekilde belirlenir. Sac kalınlığına göre büküm işlemi sırasında daha fazla kuvvet uygulandığı için açısal hassasiyet yüksektir.
Avantajları:
- Hassas açılarla net ve tekrarlanabilir bükümler elde edilir.
- Büküm açısı stabil ve sağlam olur.
Dezavantajları:
- Kalıp yüzeyiyle tam temas sağlandığı için daha fazla baskı gücü gerektirir.
- Hava büküme kıyasla daha az esnekliğe sahiptir.
3. Ezrme Büküm (Coining)
Ezme büküm yönteminde, sac levha alt kalıp ile üst kalıp arasında yüksek bir baskı kuvveti ile sıkıştırılır. Bu yöntem, büküm açısının yüksek hassasiyetle elde edilmesini sağlar. Alt kalıp ve üst kalıp arasında sac levha tamamen ezilir ve bu nedenle büküm açısında çok düşük toleranslarla işlem yapılabilir.
Avantajları:
- En yüksek hassasiyeti ve düşük toleransı sağlar.
- Büküm açısının son derece tutarlı olması sağlanır.
Dezavantajları:
- Diğer büküm yöntemlerine göre daha yüksek güç gerektirir.
- Kalıpların aşınma olasılığı daha yüksektir, bu da daha sık bakım gerektirebilir.
4. Roll Büküm (Rolling)
Roll büküm, özellikle büyük ve kıvrımlı şekiller oluşturmak için kullanılır. Bu yöntemde, metal levha birkaç adet dönen silindirin arasından geçirilerek kavisli bir şekil elde edilir. Genellikle silindirik veya konik şekiller için kullanılır.
Avantajları:
- Büyük ve kavisli parçalar üretmeye uygundur.
- İnce ve geniş levhaların bükümü için idealdir.
Dezavantajları:
- Düz veya köşeli şekiller için uygun değildir.
- Hassas açılar yerine kavisli şekiller üretir.
5. Sıcak Büküm
Sıcak büküm, özellikle kalın metal levhaların yüksek sıcaklıklara ısıtılarak bükülmesi işlemidir. Metal, ısı ile daha esnek hale getirilir ve bu sayede kolayca bükülebilir. Çelik gibi kalın ve dayanıklı malzemelerin bükülmesinde kullanılır.
Avantajları:
- Kalın metallerin bükümünde kolaylık sağlar.
- Daha az kuvvetle yüksek açılarla büküm yapılabilir.
Dezavantajları:
- Sıcaklık kontrolü gerektirir, bu da daha fazla enerji maliyeti doğurabilir.
- Sıcak büküm sonrası metalin soğuma süreci nedeniyle şekil stabilitesi zaman alabilir.
6. Sıkı Büküm (Wipe Bending)
Sıkı bükümde, metal levha alt kalıp üzerine yerleştirilir ve üst kalıp (wiper punch) ile belirli bir açıya kadar bükülür. Alt kalıp, metal levhayı belirli bir açıda sabitlerken, üst kalıp levhayı bastırarak büküm işlemini gerçekleştirir.
Avantajları:
- Düzgün ve köşeli bükümler sağlar.
- Küçük parçaların hızlı bir şekilde bükülmesi için uygundur.
Dezavantajları:
- Kalın malzemeler için uygun değildir.
- Hassas açılarda sınırlı olabilir.
7. Hidrolik ve Servo-Elektrik Pres Büküm
Hidrolik ve servo-elektrik pres makineleri, büküm işlemlerini otomatik ve hassas bir şekilde gerçekleştirmek için kullanılır. Hidrolik makineler, yüksek baskı kuvveti sağlar ve kalın metal levhaları bükmede etkilidir. Servo-elektrik makineler ise daha düşük enerji tüketimi ve sessiz çalışma avantajlarıyla daha hassas büküm işlemlerinde tercih edilir.
Avantajları:
- Hidrolik makinelerle kalın metaller kolayca bükülür.
- Servo-elektrik makineler yüksek hassasiyetli işlemler sunar.
Dezavantajları:
- Hidrolik makineler enerji açısından yüksek maliyetli olabilir.
- Servo-elektrik makineler, çok kalın malzemelerde sınırlı güç sağlayabilir.
Sonuç
Metal sac büküm yöntemleri, sac kalınlığı, malzeme türü, büküm açısı ve işlem hassasiyeti gibi faktörlere göre seçilir. Hava büküm, tamtam büküm, ezme büküm, roll büküm, sıcak büküm, sıkı büküm ve hidrolik/servo-elektrik pres büküm gibi yöntemler, çeşitli avantajlar ve dezavantajlar sunar. Örneğin, hava büküm esneklik sağlarken, ezme büküm en yüksek hassasiyeti sunar. Roll büküm büyük ve kavisli şekiller için idealken, sıcak büküm kalın metallerde kullanılır. Bu yöntemlerin her biri, istenen şekil, açı ve maliyet faktörlerine göre çeşitli sektörlerde uygulanır ve üretim süreçlerini optimize eder.
CNC Lazer Kesim ve CNC Kesim Yöntemleri: Maliyet ve Uygulama Açısından Bir Kıyaslama
CNC kesim ve CNC lazer kesim, modern üretim süreçlerinde kullanılan ve malzeme kesiminde yüksek hassasiyet sağlayan iki popüler yöntemdir. Farklı avantajlara sahip bu iki teknik, otomotiv, elektronik, beyaz eşya, tekstil ve inşaat gibi birçok sektörde kullanılır. Bu makalede CNC lazer kesim ve CNC kesim yöntemlerini, işleyişlerini ve maliyet analizlerini ele alacağız.
CNC Lazer Kesim Nedir?
CNC lazer kesim, metal, plastik, ahşap ve kumaş gibi çeşitli malzemeleri yüksek hassasiyetle kesmek veya şekillendirmek için kullanılan bir üretim tekniğidir. CNC (Computer Numerical Control) sistemleri, lazer kesim makinelerinin bilgisayarlı programlarla otomatik olarak yönetilmesini sağlar. Lazer kesim makineleri, dijital modelleme ile oluşturulan kesim yollarını takip eder ve lazer ışını ile malzemeyi eritir, yakar veya buharlaştırır. Bu sayede, özellikle karmaşık şekillerin detaylı kesimlerinde yüksek hız ve hassasiyet sağlanır.
CNC Lazer Kesim Süreci:
- Dijital Model Hazırlama - Bilgisayar destekli tasarım (CAD) programında kesilecek parça tasarlanır.
- Programlama ve Malzeme Yerleştirme - Tasarım CNC makinesine yüklenir, kesim parametreleri belirlenir ve malzeme lazer kesim tablasına yerleştirilir.
- Kesim İşlemi - CNC lazer makinesi, dijital modelin kesim yollarını takip ederek malzemeyi lazer ışınıyla keser veya şekillendirir.
CNC Kesim Yöntemleri Nelerdir?
CNC kesim, freze, torna veya delme gibi çeşitli mekanik araçları kullanarak kesim yapar. Malzemeye fiziksel olarak temas ederek şekillendirme işlemini gerçekleştirir. CNC makineleri farklı malzeme türleriyle çalışabilmesi sayesinde, özellikle kalın malzemeler veya daha az hassas kesim gerektiren işlerde uygun maliyetli bir alternatif sunar.
CNC Lazer Kesim ve CNC Kesim Yöntemlerinin Karşılaştırılması
1. Makine Maliyetleri
CNC Kesim Makineleri: CNC makineleri, mekanik araçlar kullanarak kesim yaptığı için ilk yatırım maliyetleri genellikle lazer kesim makinelerinden daha düşüktür.
Lazer Kesim Makineleri: Lazer kesim makineleri, teknolojik özellikleri nedeniyle daha yüksek başlangıç maliyetine sahiptir. Özellikle metal kesim için fiber lazer makineleri ciddi bir yatırım gerektirir.
Sonuç: İlk yatırım maliyeti açısından CNC makineleri daha ekonomik olabilirken, lazer kesim makineleri yüksek teknolojiye dayalıdır ve başlangıçta daha maliyetli olabilir.
2. Kesim Hızı ve Verimlilik
CNC Kesim: CNC kesim, mekanik temas gerektirdiği için lazer kesim kadar hızlı çalışmayabilir. Karmaşık ve ince detaylarda kesim süresi uzar.
Lazer Kesim: Lazer kesim, malzemeye doğrudan temas etmeden çalıştığı için daha hızlı ve verimlidir. Özellikle ince ve detaylı kesimlerde zamandan tasarruf sağlar.
Sonuç: Lazer kesim daha hızlıdır ve yüksek üretim taleplerinde maliyet avantajı sağlar.
3. Kesim Kalitesi ve Ek İşlem Gereksinimi
CNC Kesim: CNC kesimle elde edilen yüzeyler ek yüzey işlemi gerektirebilir. Bu, bazı durumlarda zımparalama veya işleme maliyetlerini artırabilir.
Lazer Kesim: Lazer kesim genellikle pürüzsüz ve temiz bir yüzey sağlar, bu nedenle ek işlem gerekmez. Bu, estetik ve hassas işler için maliyet avantajı sunar.
Sonuç: Lazer kesim, yüksek yüzey kalitesi sağlayarak ek işlem gerektirmediği için maliyet avantajı sağlar.
4. Malzeme Çeşitliliği ve Uygulama Alanları
CNC Kesim: Ahşap, plastik ve metal gibi çeşitli malzemeleri kesebilir. Kalın ve yoğun metallerde uygun maliyetli bir seçenektir.
Lazer Kesim: Metal, plastik, kumaş ve ahşap gibi farklı malzemeleri yüksek hassasiyetle kesebilir. Ancak kalın metallerde işlem maliyeti artabilir.
Sonuç: CNC kesim kalın metallerde daha ekonomiktir; lazer kesim ise ince ve hassas kesimlerde maliyet avantajı sunar.
5. İşçilik Maliyetleri
CNC Kesim: CNC makineleri, işçi tarafından takım değişimi veya ayar yapılmasını gerektirebilir; bu, işçilik maliyetini artırır.
Lazer Kesim: Lazer kesim makineleri daha otomatik çalıştığı için işçilik maliyetini azaltır. Özellikle büyük ölçekli üretimlerde lazer kesim avantajlıdır.
Sonuç: Lazer kesim makineleri, işçilik gereksinimini azaltarak maliyet avantajı sunar.
Genel Değerlendirme
CNC kesim ve lazer kesim maliyetleri; işin türü, malzeme, hassasiyet ve üretim hızı gibi faktörlere göre değişir. CNC kesim kalın malzemelerde ekonomik bir çözüm sunarken, lazer kesim yüksek hız, hassasiyet ve düşük işçilik maliyetleriyle ince işler ve büyük üretim taleplerinde avantaj sağlar. Özellikle detaylı ve hassas projelerde lazer kesim, yatırım maliyetine rağmen uzun vadede maliyet-etkin bir seçenek olarak öne çıkar.
Metallerde Yüzey Kaplama Teknikleri: Dayanıklılık ve Estetik İçin Eloksal ve Diğer Kaplama Yöntemleri
Metal yüzey işlemleri, malzemelerin dayanıklılığını artırmak, korozyona karşı koruma sağlamak ve estetik görünüm kazandırmak amacıyla geliştirilen tekniklerdir. Sanayi, otomotiv, elektronik, beyaz eşya ve havacılık gibi birçok alanda yaygın olarak kullanılan bu işlemler, metalin kullanım ömrünü uzatır ve görünümünü iyileştirir. Bu makalede, en çok tercih edilen kaplama yöntemlerinden olan eloksal, galvanizleme, fosfatlama, anodize titanyum kaplama ve elektroforetik kaplama teknikleri incelenecek ve her birinin avantajları ele alınacaktır.
Eloksal Kaplama
Eloksal, alüminyum ve alüminyum alaşımlarının yüzeyinde koruyucu ve dekoratif bir oksit tabakası oluşturmak için uygulanan elektro-kimyasal bir yöntemdir. Bu işlem, alüminyumun anot (pozitif elektrot) olarak kullanıldığı elektrolitik bir banyoda gerçekleşir ve yüzeyde ince bir oksit tabakası meydana getirir. Oksit tabakası, malzemeye aşınma direnci kazandırırken, korozyon ve çizilmelere karşı koruma sağlar.
Eloksal işlemi dört ana aşamadan oluşur:
- Yüzey Hazırlığı - Alüminyum yüzeydeki kir ve oksitler temizlenir.
- Anotlama - Yüzeyde koruyucu bir oksit tabakası oluşturulur.
- Renklendirme - Gözenekli oksit tabakasına renk pigmentleri eklenebilir.
- Kaplama Sabitleme - Gözenekler kapatılarak dayanıklılık artırılır.
Eloksal kaplama, özellikle otomotiv, havacılık, elektronik ve mimari tasarım alanlarında sıklıkla tercih edilir. Yüzeyin mat veya parlak hale getirilebilmesi, farklı renklerin uygulanabilmesi ve oksit tabakasının kalınlığına göre istenen dayanıklılığın sağlanması gibi avantajları vardır.
Galvanizleme
Galvanizleme, çelik gibi demir içerikli metallere uygulanan bir kaplama yöntemidir. Bu işlemde çelik yüzeyine çinko tabakası uygulanarak, korozyona karşı koruma sağlanır. Çinko kaplama, metalin dış ortam koşullarında paslanmasını önler. Galvanizleme işlemi, elektro-galvanizleme (elektro-kimyasal kaplama) veya sıcak daldırma yöntemiyle yapılabilir.
Galvanizleme, özellikle dış mekanlarda kullanılan çelik konstrüksiyonlar, su boruları, otomotiv parçaları ve çatı malzemelerinde tercih edilir. Sıcak daldırma galvanizleme, kalın bir çinko kaplama oluştururken, elektro-galvanizleme daha ince ve estetik bir kaplama sağlar.
Fosfatlama
Fosfatlama, metal yüzeylerinde kimyasal reaksiyonlarla fosfat tabakası oluşturma işlemidir. Bu yöntem, metali korozyona karşı korumanın yanı sıra, boya ve diğer kaplama işlemleri öncesinde bir astar tabakası görevi görür. Çinko, demir veya manganez fosfatlama olmak üzere üç ana türü bulunur. Demir fosfatlama daha ince bir kaplama sağlarken, çinko ve manganez fosfatlama daha kalın ve dayanıklı bir tabaka oluşturur.
Fosfatlama, özellikle otomotiv, beyaz eşya ve inşaat gibi sektörlerde yaygın olarak kullanılır. Metalin yüzeyini matlaştırması ve boyanın yüzeye daha iyi tutunmasını sağlaması, fosfatlamayı boya öncesi kaplama işlemleri için ideal kılar.
Anodize Titanyum Kaplama
Titanyum malzemelere uygulanan anodize kaplama, tıpkı eloksal gibi bir elektro-kimyasal kaplama işlemidir. Titanyum, anot görevi görerek yüzeyinde oksit tabakası oluşur. Bu oksit tabakası titanyumu korozyona karşı korur ve yüzeye mavi, mor, sarı gibi çeşitli renkler kazandırılmasını sağlar.
Anodize titanyum kaplama, özellikle tıbbi cihazlar, havacılık ve dekoratif uygulamalarda tercih edilir. Farklı renk seçenekleri, titanyuma estetik bir görünüm kazandırırken, bu metalin biyouyumlu ve dayanıklı olması da tıbbi implantlarda kullanımını artırır.
Elektroforetik Kaplama (E-Coating)
Elektroforetik kaplama, metal yüzeylerine ince bir organik kaplama tabakası uygulayan bir elektro-kimyasal kaplama işlemidir. Bu işlemde, yüzeye uygulanan negatif yüklü partiküller manyetik alanla çekilerek metalin yüzeyine yapışır ve ince bir kaplama tabakası oluşturur. E-Coating kaplamalar genellikle su bazlı ve çevre dostudur.
Elektroforetik kaplama, otomotiv endüstrisi, ev eşyaları, mobilya ve elektronik bileşenler gibi alanlarda tercih edilir. İnce, homojen bir kaplama sağlama özelliği ile metal parçaların yüzeyine pürüzsüz bir görünüm kazandırır ve korozyon dayanıklılığını artırır.
Sonuç
Eloksal, galvanizleme, fosfatlama, anodize titanyum kaplama ve elektroforetik kaplama teknikleri, metal yüzeyleri koruma ve dekoratif bir görünüm sağlama amacıyla geliştirilmiş başlıca kaplama yöntemleridir. Her bir yöntem, belirli metaller ve kullanım alanlarına uygun özellikler sunarak endüstriyel üretimden otomotive, tıbbi cihazlardan inşaat sektörüne kadar geniş bir yelpazede kullanılmaktadır. Malzemenin türüne, kaplama gereksinimlerine ve çevresel koşullara bağlı olarak bu yöntemler arasından en uygun olanı seçilerek, uzun ömürlü ve dayanıklı ürünler elde edilir.
27 Kasım 2023 Pazartesi
How to make softer supports in cura
If you want to make supports to be softer and removed easily here is the solution.
- Open cura
- Use the setting menu in the right
- Type support to the search area as seen in the picture below
- Scroll down to see material manu
- Change the Support flow to %50 as seen in the picture below
- That's it!
Make sure you didn't change the Flow value in the menu. It should be %100!
15 Kasım 2023 Çarşamba
Yapay Organlar: Donörlerin ve Diyalizin Yerini Alacak Yenilikler
Bilim insanları, araştırma ve hastalık tedavileri için yapay organlar yaratmak amacıyla en son araçları ve teknikleri kullanıyor.
Yapay Organlar Nelerdir?
Bilim insanları, işlevsel, doğal olarak oluşan organların yerini almak, çoğaltmak veya büyütmek amacıyla insan vücuduna entegre edilecek yapay organlar tasarlar(1). Bunlar, organ bağışçısı kıtlığına çözüm oluşturur ve aynı zamanda tıbbi eğitim araçları olarak da kullanılabilir(2).
Araştırmacıların bunları üretmek için kullandıkları malzemelere göre yapay organlar üç ana sınıfa ayrılıyor. Mekanik yapay organlar yalnızca plastik ve metal gibi cansız polimerlerden yapılmıştır; biyomekanik organlar hem hücreler gibi canlı materyalleri hem de cansız materyalleri içerir; ve biyolojik veya biyoyapay organlar canlı hücrelerden ve biyolojik olarak parçalanabilen polimerlerden yapılabilir(1).
Yapay Organlar Nasıl Yetiştirilir veya Üretilir?
Genel olarak organ üretimi, mimari ön tasarımı, malzeme ve araçların hazırlanmasını, hücre tohumlama veya entegrasyonunu ve doku olgunlaşmasını içerir. Ek olarak doku veya organ mühendisliği, doku yenilenmesi için şablon görevi görecek bir iskele gerektirir. Araştırmacılar, 3D baskı ve dokuyu hücresizleştirme gibi tekniklerle iskeleler üretiyorlar(1,3) Örneğin, bilim insanları, hücre dışı matrisi taklit eden doku iskeleleri üretmek için 3D baskıyı kullanabilirler. Hidrojeller oluşturabilir ve kök hücreler de dahil olmak üzere çeşitli hücre türlerini hücre çoğalması ve olgunlaşması için bir biyoreaktörde inkübe edilebilecek iskele üzerine tohumlayabilirler. Ek olarak araştırmacılar, iskele oluşturma ve tohumlama için biyomürekkep adı verilen hücre kapsüllü baskı mürekkeplerini kullanan 3 boyutlu biyobaskı yöntemlerini geliştiriyorlar. Bu yöntemler, baskı öncesinde polimerler ve büyüme faktörleri gibi diğer biyomateryallerin yanı sıra canlı hücreleri de içerir (1,2).
Hücresizleştirilmiş doku teknikleri kavramsal olarak benzer şekilde çalışır ancak biyolojik olarak üretilen iskeleye dayanır. Araştırmacılar, üretimin tasarım öncesi aşamasını atlıyor ve hücre dışı matrisi korurken hücreleri çıkarmak için tedavi ettikleri önceden var olan organ mimarilerini kullanıyor (1,4).
Yapay Organ Örnekleri ve Nasıl Çalıştıkları
Yapay duyu organları
Araştırmacılar uzun süredir doğal olarak meydana gelen duyusal işlev bozuklukları ve sinir sistemi yaralanmaları için tedavi stratejileri geliştirmeye çalışıyorlar. Örneğin otolog sinir nakli veya sinir grefti, altın standart rekonstrüksiyon tekniği olarak kabul edilmiştir. Ancak nakledilen sinir greftleri, yavaş bir biyolojik süreç olan sinir rejenerasyonu için iskele görevi görür. Sonuç olarak, sinir grefti sonrası fonksiyonel iyileşme, sinire bağlı organ fonksiyonunun değiştirilmesi veya onarılmasında yetersiz olabilir (5).
Yapay duyu organları, sinir yenilenmesine ihtiyaç duymadan beyne bilgi göndermenin protez bir yoludur. Bunlar kabaca ışık için görsel cihazlar, ses için işitsel cihazlar, tat ve tat için koku alma cihazları ve termal ağrı hissi gibi fiziksel uyarılar için dokunsal veya hissetme cihazları olarak sınıflandırılır. Tipik olarak optik veya işitsel sinirler gibi sinirleri elektriksel olarak uyararak çalışırlar. Bu tür cihazların son klinik ilerlemeleri yapay retinayı, implante edilebilir kemiğe monte işitme cihazı (BAHA) gibi koklear implantları ve tat ve koku sensörlerini içermektedir. Ek olarak araştırmacılar, beyin-bilgisayar arayüzü (BCI) bilimini temel alan yeni türde yapay sinirler geliştiriyorlar. Bu teknolojinin bir örneği, hastaların beyin ve kas aktivitesinden sentezlenen sinyallerle hasar görmüş omurilik fonksiyonunu telafi eden ve felçli kasları kontrol eden bir cihazdır(5,6).
Yapay böbrek ve yapay karaciğer
Böbrek ve karaciğer hastalıklarını tedavi etmek için birçok yapay filtreleme sistemi yinelemesi vardır. Ancak diyaliz makineleri ve diğer biyoyapay destekler gibi harici sistemler, hasta aktivitesini fiziksel olarak sınırlandırır, katı diyet ve ilaç rejimlerine bağlı kalmayı gerektirir ve yüksek klinik maliyetlere sahiptir (7,8)
Geleneksel olarak böbrek destek cihazları (RAD'ler), geleneksel bir hemofiltre ve bir biyoreaktörün kombinasyonuna dayanan ekstrakorporeal yapay sistemlerdir. Glomerüler filtrasyonu taklit ederler ve temel metabolik, endokrinolojik ve immünolojik böbrek fonksiyonlarını yönlendirirler. Yapay organ cihazları yaratan araştırmacılar, RAD'leri minyatürleştirme ve implante etme yöntemlerini klinik öncesi olarak araştırıyorlar. Bilim insanları, RAD'lara ek olarak domuz böbreklerinden, atılmış insan böbreklerinden veya kollajen, hyaluronik asit, aljinat, agaroz, kitosan, fibrin ve jelatin gibi polimerlerden biyoyapay böbrekler için böbrek iskeleleri geliştiriyor (7)
Benzer şekilde yapay karaciğerler, son dönem karaciğer yetmezliğinin tedavisinde organ donörü sıkıntısına bir çözüm ve vücut dışı yapay desteklere bir alternatif olabilir. Örneğin araştırmacılar, in vitro insan kaynaklı pluripotent kök hücrelerden (iPSC'ler) yapay "karaciğer tomurcukları" yaptılar ve karaciğer yetmezliği olan bir hayvan modelini başarılı bir şekilde kurtarmak için bunları naklettiler (8,9).
Yapay kalp
Bilim adamları ve klinisyenler kalp cerrahisi planlaması ve kişiye özel implantlar oluşturmak için 3D baskıyı kullanabilirler. Araştırmacılar ayrıca, hayvandan elde edilen biyomürekkepten veya hücresizleştirilmiş kalp dokusundan yapılmış kalbe özgü hücre dışı matrisler gibi, kalp dokusunun olgunlaşması için implant canlılığını artıran cihazlar da yarattılar (10). Ek olarak, kavram kanıtlama çalışmalarında araştırmacılar, aşağıdaki gibi kardiyak yapılar ürettiler: dallanmış koroner arterler ve hidrojelli embriyonik kalpler. Bilgisayarlı tomografi (BT) ve manyetik rezonans görüntüleme (MRI) verilerini kullanarak, mekanik olarak sağlam ve karmaşık 3 boyutlu anatomik kalp mimarileri oluşturmak için aljinat, kolajen ve fibrin gibi hidratlı materyalleri bastılar (11).
Referanslar
- X. Wang, “Biyoyapay organ üretim teknolojileri,” Hücre Nakli, 28(1):5-17, 2019.
- A. Dine ve diğerleri, "Süper yumuşak kompozit hidrojeller için çift ağızlı 3D baskı sistemi", HardwareX, 9:e00176, 2021.
- X. Wang ve diğerleri, "Fonksiyonel bir karaciğer sistemi üretmek için kombine bir rotasyonel kalıp", J Bioact Compat Polym, 30(4):1-16, 2015.
- A. Gleadall ve diğerleri, "Katkı maddesiyle üretilmiş doku mühendisliği iskelelerinin incelenmesi: geometri ve performans arasındaki ilişki" Burns Trauma, 6:19, 2018.
- T. Nakamura ve diğerleri, "Yapay duyu organları: son gelişmeler", J Artif Organs, 21(1):17-22, 2018.
- T. Ifukube, “Yapay organlar: yapay işitme ve görmede son gelişmeler,” J Artif Organs, 12(1):8-10, 2009.
- PR Corridon ve diğerleri, "Biyoyapay böbrekler", Curr Stem Cell Rep, 3(2):68-76, 2017.
- R. Tandon, S. Froghi, "Yapay karaciğer destek sistemleri", J Gastroenterol Hepatol, 36(5):1164-79, 2021.
- T. Takebe ve diğerleri, "iPSC'den türetilmiş organ tomurcuğu naklinden vaskülarize ve fonksiyonel insan karaciğeri", Nature, 499(7459):481-84, 2013.
- V. Sedlakova ve diğerleri, "3D biyobaskılı kalp dokuları ve doku olgunlaşması için cihazlar", Cells Tissues Organs, 211(4):406-19, 2021.
- T.J. Hinton ve diğerleri, "Askıda hidrojellerin serbest biçimde tersinir şekilde yerleştirilmesiyle karmaşık biyolojik yapıların üç boyutlu basılması", Sci Adv, 1(9):e1500758, 2015.
STARSHIP'İN İKİNCİ UÇUŞ TESTİ ÖNCESİNDE GELİŞMELER
Tamamen entegre bir Starship ve Super Heavy'nin ilk uçuş testi, şimdiye kadar geliştirilen en güçlü fırlatma sisteminin yeteneklerinin geliştirilmesinde kritik bir adımdı. Starship'in ilk uçuş testi, gelecekteki Starship uçuşlarında başarı olasılığını artırmak için hem araç hem de yer altyapısında yapılan çeşitli iyileştirmelere doğrudan katkıda bulunan çok sayıda öğrenilen ders sağladı. Bu hızlı yinelenen geliştirme yaklaşımı, SpaceX'in Falcon, Dragon ve Starlink dahil olmak üzere tüm büyük yenilikçi ilerlemelerinin temelini oluşturdu. SpaceX, uçuşun ardından FAA'nın gözetimi ve NASA ile Ulusal Ulaşım ve Güvenlik Kurulu'nun katılımıyla soruşturma çalışmalarına öncülük etti.
Starship ve Super Heavy, Teksas'taki Starbase'deki yörünge fırlatma rampasından ilk kez 20 Nisan 2023'te CT 8:33'te (13:33:09 UTC) başarıyla havalandı. Starship, Meksika Körfezi üzerinde maksimum ~39 km (24 mil) yüksekliğe tırmandı. Yükseliş sırasında araç, Süper Ağır iticinin arka ucundan yakıt sızıntısı nedeniyle yangına maruz kaldı ve bu da sonunda aracın ana uçuş bilgisayarıyla bağlantısını kesti. Bu, takviye motorlarının çoğunda iletişimin kesilmesine ve sonuçta aracın kontrolünün kaybedilmesine yol açtı. SpaceX o zamandan beri hem motor hem de güçlendirici donanım üzerinde sızıntı azaltma önlemleri uyguladı ve testleri geliştirdi. Ek bir düzeltici önlem olarak SpaceX, gelecekteki motor bölmesi yangınlarını azaltmak amacıyla Super Heavy'nin önceden mevcut yangın söndürme sistemini önemli ölçüde genişletti.
Otonom Uçuş Güvenlik Sistemi (AFSS), aracın beklenen yörüngeden sapması, irtifa kaybı ve takla atmaya başlamasının ardından otomatik olarak tüm fünyeleri ateşleyen bir imha komutu verdi. AFSS aktivasyonunun ardından beklenmedik bir gecikmenin ardından Starship, motorun ateşlenmesinden 237.474 saniye sonra nihayet bozuldu. SpaceX, sistem güvenilirliğini artırmak için AFSS'yi geliştirdi ve yeniden nitelendirdi.
SpaceX ayrıca, ilk uçuş testi sırasında gözlemlenen herhangi bir sorunla ilgisi olmayan eksiksiz bir sistem performansı yükseltme paketi uyguluyor. Örneğin SpaceX, Starship'in ikinci aşama motorlarının ateşlenerek gemiyi güçlendiriciden uzaklaştıracağı bir sıcak aşama ayırma sistemi inşa etti ve test etti. Ayrıca SpaceX, Süper Ağır Raptor motorları için yeni bir elektronik İtme Vektör Kontrolü (TVC) sistemi tasarladı. Tamamen elektrikli motorların kullanıldığı yeni sistem, daha az potansiyel arıza noktasına sahiptir ve geleneksel hidrolik sistemlere göre önemli ölçüde daha fazla enerji tasarrufu sağlar.
SpaceX ayrıca, ilk uçuş testi sırasında gözlemlenen yastık temel arızasının tekrarlanmasını önlemek amacıyla yörüngesel fırlatma yuvası ve yastık sisteminde de önemli iyileştirmeler yaptı. Bu yükseltmeler, yastık temeline yönelik önemli takviyeleri ve SpaceX'in birçok kez başarıyla test ettiği bir alev saptırıcının eklenmesini içeriyor.
Uçuş donanımı geliştirmeyi bir uçuş ortamında test etmek, ekiplerimizin gelecekte başarı olasılığını artırmak için tasarım değişikliklerini ve donanım yükseltmelerini hızlı bir şekilde öğrenmesini ve uygulamasını sağlayan şeydir. Starship'in ilk uçuş testi sırasında araç ve yer sistemleri hakkında çok şey öğrendik. Uyduları, yükleri, mürettebatı ve kargoyu çeşitli yörüngelere ve Dünya, Ay veya Mars iniş alanlarına taşıyabilecek tamamen yeniden kullanılabilir bir fırlatma sistemi oluşturmaya çalışırken yinelemeli iyileştirme önemlidir.
Orjinal makaleden çeviridir.
Webb Telescope'tan Marcia Rieke, Catherine Wolfe Bruce Altın Madalyasını Aldı
NASA'nın James Webb Uzay Teleskobu'ndaki Yakın Kızılötesi Kameranın baş araştırmacısı Dr. Marcia Rieke, Pasifik Astronomi Topluluğu'nun (ASP) 2023'teki en prestijli ödülünün sahibi oldu. ASP'nin Catherine Wolfe Bruce Altın Madalyası, Arizona Üniversitesi Vekil Astronomi Profesörü Rieke'yi ve Steward Gözlemevi Elizabeth Roemer Bağışlanmış Başkanını onurlandırdı. Rieke'nin ödülü ve başarıları, 11 Kasım Cumartesi günü Redwood City, Kaliforniya'da düzenlenen ASP Ödül Galasında takdim edildi.
Çığır Açan Katkılar
Rieke'nin araştırması Samanyolu'nun merkezinin kızılötesi gözlemlerine ve erken evrendeki yüksek kırmızıya kayma galaksilerine odaklandı. Rieke birçok kişi tarafından "kızılötesi astronominin kurucu annelerinden" biri olarak kabul ediliyor ve bu dalga boylarında astronomik araştırmalara yaptığı çığır açıcı katkılardan dolayı tanınıyor ve kutlanıyor.
“Bütün bunları mümkün kılan ekibime şükran borçluyum. Kızılötesi astronominin kurucuları Gerry Neugebauer ve Frank Low'un da yer aldığı bir listede yer almaktan gurur duyuyorum" dedi Rieke.
Rieke, NASA'nın Hubble Uzay Teleskobu'ndaki Yakın Kızılötesi Kamera ve Çok Nesneli Spektrometre (NICMOS) için baş araştırmacı yardımcısı ve NASA'nın emekliye ayrılan Spitzer Uzay Teleskobu'ndaki çok bantlı görüntüleme fotometresi için ortak araştırmacı olarak görev yaptı. Rieke ayrıca Arizona'daki Çoklu Ayna Teleskop Gözlemevi de dahil olmak üzere çeşitli yer tabanlı kızılötesi gözlemevleriyle de ilgilendi.
Rieke'yi aday gösterenler, Webb'in Yakın Kızılötesi Kamerasının (NIRCam) başarısı için onun liderliğini takdir ediyor. Aday gösterenlerden birinin belirttiği gibi, "NIRCam, Webb programının en zorlu enstrüman geliştirme çabasıydı. Aracın olağanüstü performansı büyük ölçüde baş araştırmacının olağanüstü performansından kaynaklanmaktadır. Marcia'nın son derece zor teknik ve programatik koşullar altında tutarlı odaklanması, çalışkanlığı ve "önden liderlik etme" yaklaşımı, diğerlerinin takip edebileceği bir örnek sunuyor."
Rieke, 30.000'den fazla alıntıya sahip 310 hakemli yayının yazarıdır. Derin bilgi birikimi ve uzmanlığı, Astro 2010 Decadal Araştırma Komitesi'nin "Yeni Dünyalar, Yeni Ufuklar" raporunda program önceliklendirmesinden sorumlu başkan yardımcısı olarak hizmete sunuldu. Astronomi araştırmaları ve enstrüman geliştirme konusundaki dönüm noktası niteliğindeki katkılarının yanı sıra kamu politikası ve kamuya yönelik hizmetleri de ulusal düzeyde tanınmaktadır. 2007'de Amerikan Sanat ve Bilim Akademisi'nin üyesi, 2012'de Ulusal Bilimler Akademisi'nin üyesi ve 2020'de Amerikan Astronomi Topluluğu'nun eski üyesi seçildi. Rieke ayrıca çok sayıda prestijli ödülün de sahibi oldu. Astronomi alanına yaptığı katkılardan ve Webb için son teknoloji araçların geliştirilmesindeki kilit rolünden dolayı 2023'te NASA Seçkin Kamu Hizmeti Madalyası da dahil.
Catherine Wolfe Bruce Altın Madalyası Hakkında
ASP, 1889 yılında kurulmuş, astronomi anlayışını ve takdirini artırmak için çalışan, kar amacı gütmeyen uluslararası bir bilimsel ve eğitim kuruluşudur.
Catherine Wolfe Bruce Altın Madalyası, kuruluşun ömür boyu olağanüstü başarıları ve astrofizik araştırmalarına yaptığı katkılardan dolayı profesyonel bir gökbilimciye her yıl verilen en yüksek ödüldür. Amerikalı hayırsever ve astronomi hamisi Catherine Wolfe Bruce tarafından kuruldu.
James Webb Uzay Teleskobu dünyanın şimdiye kadar yapılmış en büyük, en güçlü ve en karmaşık uzay bilimi teleskopudur. Webb, güneş sistemimizdeki gizemleri çözüyor, diğer yıldızların etrafındaki uzak dünyalara bakıyor ve evrenimizin gizemli yapılarını ve kökenlerini ve onun içindeki yerimizi araştırıyor. Webb, ortakları ESA (Avrupa Uzay Ajansı) ve Kanada Uzay Ajansı ile birlikte NASA tarafından yürütülen uluslararası bir programdır.
Orjinal makaleden çeviridir.
14 Ekim 2019 Pazartesi
MİKRODALGA FIRINLAR ZARARLI MI
Bu soruya cevap verebilmemiz için öncelikle mikrodalganın ne olduğuna bakmamız lazım. Mikrodalga bir elektromanyetik dalga türüdür. Işık gibi. X ışınları ve Gama ışınları da elektromanyetik dalgadır. Her elektromanyetik dalga, dalga boyuna göre etki gösterir. Dalga boyu çok kısa olan X ışınları yüksek enerjilidir. Bu sayede atomlardan elektron koparabilirler. Bu şekilde moleküllerin yapısını bozarak canlılara zarar verirler. Ancak mikrodalganın dalga boyu çok daha uzundur. Yani molekül yapılarını bozamaz. Bu nedenle mikrodalgalar canlılara zarar vermezler.
PEKİ MİKRODALGALAR YEMEKLERİMİZİ NASIL ISITIR?
Su molekülleri asimetrik bir yapıya sahiptir. Bu nedenle net bir elektrik yükü dağılımı vardır. Buna elektrik dipol moment denir. Mikrodalgalar bu elektrik dipol moment sayesinde su moleküllerinin titreşmesini sağlarlar. Bu tireşim ortamın ısınmasına sebep olur. Bu sayede yemeklerimiz hızlı bir şekilde pişer. Aklınıza ilk gelen soru, içinde su olmayan yiyeceklerin pişip pişmeyeceğidir. Tahmin ettiğiniz üzere içinde su barındırmayan yiyecekleri mikrodalga ile pişiremezsiniz.
YEMEKLERİ MİKRODALGA FIRINLA PİŞİRMEK SAĞLIKLI MI?
Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesinin sitesinde yayınladığı bilgilere göre mikrodalga fırınla pişirilen yemekler daha homojen bir dağılımla pişmektedir. Yani her tarafı aynı miktarda pişmektedir. Bu sayede yanıkların oluştuğu küçük yerler olmamaktadır. Bu da yemeklerin daha sağlıklı piştiği anlamına gelmektedir. Diğer taraftan suda haşlama ve diğer yöntemlerin yiyeceklerin besin değerini düşürdüğü belirtilmiştir. Ancak mikrodalga fırınla pişirilen yemeklerin diğer yöntemlere göre besin değerlerini daha az kaybettiği kaydedilmiştir.
MİKRODALGA FIRIN ÇALIŞIRKEN ELİMİZİ FIRINA SOKARSAK NE OLUR?
Yukarıda da belirttiğim üzere mikrodalgalar su ile etkileşerek ısınmasına sebep olurlar. Eğer elimizi mikrodalga fırına sokarsak vücudumuzdaki su kısa sürede ısınacak ve ciddi yanıklara sebep olacaktır. Bu yanıklar radyasyon yanığı şeklinde değil, bildiğimiz ateş yanığı şeklinde olacaktır. Bu nedenle çalışan bir mikrodalga fırına elinizi asla sokmayın. Bu, ciddi yanıklara sebep olabilir.
SONUÇ
Mikrodalga fırınla yemek pişirmek son derece sağlıklıdır. Hatta bilinen diğer yöntemlere göre daha sağlıklıdır. Elinizi çalışan bir mikrodagla fırına sokmadığınız sürece herhangi bir sağlık sorununa sebep olmaz. Güvenle kullanabilirsiniz.
SORUMLULUK REDDİ
Bu makalede paylaşılan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Sağlık tavsiyesi değildir ve tıbbı uygulamalara referans oluşturamaz.
Etiketler: fırınla, mikrodalga fırın, pişirmek, sağlığa, sağlığa zararlı mı, sağlıklı mı, yemek, zararları
6 Ekim 2019 Pazar
CEP TELEFONLARI ZARARLI MI?
Cep telefonları sağlığa zararlı mı veya kansere sebep olur mu şeklindeki sorulara iki farklı yolla cevap verilebilir.
CEP TELEFONLARININ YAYDIĞI ELEKRTOMANYETİK DALGALARA BAKMAK
Cep telefonları 450 MHz ile 2700 MHz frekans aralığında elektromanyetik dalgalar yayarlar. Bunlar aslında evlerde kullanılan mikrodalga fırınların yaydığı ve adından da anlaşılacağı gibi mikrodalga aralığında olan dalgalarla aynıdır. Elektromanyetik dalgalar frekansına veya foton enerjisine göre sınıflandırılabilir. Bir elektromanyetik dalganın foton enerjisi bir atomdan elektron koparmaya yetecek kadar enerjiye sahipse buna iyonlaştırıcı radyasyon denir. İyonlaştırıcı radyasyon bu şekilde moleküllerdeki bağları koparabilir. Bu, canlı dokular için büyük bir risktir. Çünkü moleküler yapımızda değişiklik yaparak bir çok soruna sebep olabilir. İyonlaştırıcı radyasyon hücrelerimizdeki DNA veya RNA yapısına zarar verirse kansere sebep olur. En bilinen iyonlaştırıcı radyasyon türleri X ışınları ve gama ışınlarıdır. Ancak mikrodalga yani cep telefonunun yaydığı dalgalar iyonlaştırıcı radyasyon değildir. Bu nedenle kansere sebep olmazlar. Bilinen başka bir zararı da yoktur.
BİLİMSEL ARAŞTIRMALAR BU KONUDA NE DİYOR?
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre 20 yılı aşkın bir süredir takip edilen cep telefonu kullanıcılarında kayda değer bir kanser artışı görülmemiştir. Yani cep telefonu kullanıcısı denekler ile kullanıcı olmayan denekler arasında yapılan kıyasta anlamlı bir fark görülmemiştir. Diğer sağlık riskleri üzerinde çeşitli araştırmalar yapılmış ve yine anlamlı bir bağlantı tespit edilememiştir. Zaten yukarıdaki bilimsel açıklamadan anlaşılacağı gibi beklenen sonuç tam olarak böyledir. Yine de Dünya Sağlık Örgütü ihtiyatlı davranmakta ve kansere sebep olması muhtemel ifadesini eklemektedir.
TELEFON SİNYALLERİNİN SAĞLIĞIMIZA HİÇBİR ETKİSİ YOK MUDUR?
Mikrodalgalar su ile etkileşir ve suyun ısınmasına sebep olurlar. Kullandığımız cep telefonları da mikrodalga yaydığına göre suyu ısıtırlar. Vücudumuzda bulunan suyu ne kadar ısıtırlar ve bunun sağlığımıza bir etkisi var mı derseniz cevap şöyledir; Telefonların yaydığı enerji 0.1 W ile 2W arasındadır. Bu enerjiye maruz kaldığımız süre de dikkate alındığında vücudumuzdaki suyu kayda değer olmayacak kadar küçük bir miktarda ısıtır. Bilindiği kadarıyla bunun sağlığa hiçbir zararı yoktur. Yapılan araştırmalar da bu yönde sonuçlar vermiştir. Diğer taraftan ispatlanmamış olmakla beraber, beyin ektivitesini arttırdığı, stres seviyesini arttırdığı ve uykusuzluğa sebep olduğu yönünde iddialar vardır.
SONUÇ
Cep telefonlarının bilinen veya ispatlanmış herhangi bir zararı yoktur. Kansere de sebep olmazlar. Ancak bazı sağlık örgütleri konuya ihtiyatla yaklaşmakta ve zararlı olması muhtemel veya kanserojen olması muhtemel diye bir ibare eklemektedirler.
Konunun bilimsel bakış açısıyla durumu bu şekildedir. Karar sizin.
Sorumluluk Reddi
Bu makalede paylaşılan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Sağlık tavsiyesi değildir ve tıbbı uygulamalara referans oluşturamaz.
Etiketler: akıllı telefon, android, Cep telefonu, gsm, iphone, sağlığa, sağlık, zararları, zararlı mı
16 Aralık 2018 Pazar
HOW TO PROGRAM 24 BIT ADC CS5532/34 with PIC 18f4550 MCU C18
In some particular application regular ADC units will not be enough. Because of the relativly small resolution (e.g. 10 or 8 bit) regular ADCs will not satisfy your demand. In this situation I am using CS5532/34 from Cirrus Logic. It has a stunning resolution of 24 bit. The problem is to program this unit is hard. There is not any example code for Microchip MPLAB C18. I have written an example code for Pic MCUs. Here I am sharing this codes for your help.
void csadc_init(void);//16/24bit adc başlat
void csadc_set(void);//6/24bit adc kanal ayarları
void csadc_read(char channel);//6/24bit adc okuma
{
ADC_CS=0;
OpenSPI(SPI_FOSC_64 ,MODE_00,SMPMID);//set the SPI module to communicate with the ADC.
//SPI başlatılmalı. Kontrol et.
GonderAlSpi(0xFF);
}
GonderAlSpi(0xFE);//now you need to send sync1 code which is 0xFE.
//Now we will write 1 to the reset bit of the configuration register. This is going to reset the ADC.
//we need to write whole 32 bit of the configuration register.
GonderAlSpi(0x03);//Write configuration register command
GonderAlSpi(0x00);
GonderAlSpi(0x00);
GonderAlSpi(0x00);
Delay10TCYx (25);//wait for 20us. I am running the MCU at 48MHz
GonderAlSpi(0x03);//Write configuration register command GonderAlSpi(0x00);//reset the 29th bit (RS bit) of the configuration register.
GonderAlSpi(0x00);
GonderAlSpi(0x00);
ADC_CS=1;
csadc_set();//I call this funtion to setup the channel setup register 1 for the next step.
}
{
ADC_CS=0;
GonderAlSpi(0x05);//Channel setup1 command
GonderAlSpi(0x04);//Channel1
GonderAlSpi(0xC0);
GonderAlSpi(0x44);//channel2
GonderAlSpi(0xC0);
ADC_CS=1;
}
{
ADC_CS=0;
if(channel==1)
{
GonderAlSpi(0x80);//select channel 1
}
else
{
GonderAlSpi(0x88);//select channel 2
}
Delay100TCYx (250);
Delay100TCYx (250);
GonderAlSpi(0x00);//clear the SDO flag
v1=GonderAlSpi(0x00);//MSB of the ADC data
v2=GonderAlSpi(0x00);
v3=GonderAlSpi(0x00);//LSB of the ADC data
v4=GonderAlSpi(0x00);//here there is some information. don't use them.
ADC_CS=1;
ToSendDataBuffer[adcrmsreg] = v1;//Your data now in the data buffer to be sent via USB.
ToSendDataBuffer[adcrmsreg+1] =v2;
ToSendDataBuffer[adcrmsreg+2] =v3;
ToSendDataBuffer[adcrmsreg+3] =v4;
//bundan sonra veriyi göndereceğim
}
SSPBUF=data;
while(!SSPSTATbits.BF);
return SSPBUF;
}
#else
int main(void)
#endif
{
InitializeSystem();
Delay100TCYx (250);//wait for a little time to make sure the MCU stabilized.
csadc_init();//İnitialize the ADC
#if defined(USB_INTERRUPT)
USBDeviceAttach();
#endif
while(1)
{
#if defined(USB_POLLING)
// Check bus status and service USB interrupts.
USBDeviceTasks(); // Interrupt or polling method. If using polling, must call
// this function periodically. This function will take care
// of processing and responding to SETUP transactions
// (such as during the enumeration process when you first
// plug in). USB hosts require that USB devices should accept
// and process SETUP packets in a timely fashion. Therefore,
// when using polling, this function should be called
// frequently (such as once about every 100 microseconds) at any
// time that a SETUP packet might reasonably be expected to
// be sent by the host to your device. In most cases, the
// USBDeviceTasks() function does not take very long to
// execute (~50 instruction cycles) before it returns.
#endif
// Application-specific tasks.
// Application related code may be added here, or in the ProcessIO() function.
ProcessIO();
}//end while
}//end main
csadc_read(1);//read channel 1
ToSendDataBuffer[1] = v4; //Measured analog voltage LSB
Etiketler: 18f4550, 24 bit ADC, C18, CS5532, CS5532/34, CS5534, interfacing, MCU, MPLAB, PIC, SPI
17 Şubat 2013 Pazar
Bozuk rar dosyalarını açma, bozuk rar dosyalarını kurtarma
- Açmak istediğiniz rar dosyasının üzerine sağ tıklayın ve açılan seçeneklerden "özellikler" seçeneğini tıklayın.
- Açılan pencerede "önceki sürümler" seçeneğini tıklayın.
- Açılan yeni sekmede "aç" seçeneğini tıklarsanız dosyanın içeriğine erişirsiniz.
- Açılan yeni sekmede "geri yükle" seçeneğini tıklarsanız dosyanızı onarmış olursunuz ve bundan sonraki açılışlarda sorunsuz kullanabilirsiniz.
Kaydol: Yorumlar [Atom]






